
Her yere baktım, yok yok yok...
Kanepenin arkasına, karyolanın başucuna, halıların altına,
sanki yer yarılmıştı da içine girmişti.
Bu ilk kaybedişim değildi tabi. Bundan on sene evvel kaybetmiştim de bütün köy seferber olmuş; dağ-bayır, orman-çayır bütün köy hududunu baştan başa aramış-taramış da bulamamıştık. Nihayet yorgun argın köye rücu ediyorduk ki, Yıldızdüştü'lerin köpeği Çopar ağzında şuurumla çıkagelmişti de bütün köy imkansız-ı tarif bir neşeye gark olmuş idik. Kemik kokusuyla karışık, hafiften Çopar salyası aroması ba'zen rahatsız etse de şuursuzluğun ne demek olduğunu bildiğimden katlanmıştım on sene.
İşte, on sene sonra yine şuurumu kaybettim. Nasıl oldu, ne zaman kayboldu farkında değilim. Dün gece mi evvelki gece mi bilemiyorum. Acaba gazeteye ilan mı versem diye çok düşündüm ama... Ma'lum şuursuzluğum hasebiyle böyle bir hamle-i acelenin muvafıklığı beni derin bir şekk-i şüpheye düçar kılmakta, suggèrent que profonde.
Hasılı yarenler, ho una condizione molto difficile.
Quiero encontrar mi conciencia.
Please help me,Пожалуйста...
Yorumlar
Yorum Gönder