Efendim tarih M.Ö. gidebildiğiniz kadar gidin işte. Henüz ateş keşfedilmemiş. Anlayın yani. Angara o sıralar bırak büyükşehiri, belediye bile değil, kendi çapında bir şehir devletiymiş. Ama ne devlet! Rüşvet, torpil, iltizam ve dahi cemaatçilik bir milyoncu dükkanına dönmüş, kapanın elinde kalıyormuş. Dönemin aydınları; Homeros, Öklit, Pisagor ve Yamuk, her akşam Zeus’un Meyhanesinde toplanıp, iki tek atarak “Ne olacak memleketin hali?” yollu tartışmalar yapıyorlarmış. Halk çaresizlik içinde bir kurtarıcı bekliyormuş. Aslında o kurtarıcı çok uzaklarda değilmiş ama hayata küsmüş. Evet, bu kahraman tarih kitaplarından da bildiğiniz Güdüllü Oral. O Oral ki şanı üç kıtaya yayılmış bir cengaver. Nice yiğitleri toprakla yek vücut etmiş. Ama olmamış işte. İsimden kaybetmiş. Oral isminde halk kahramanı mı olurmuş? Olsa olsa diş kliniği olurmuş. O zamanlar nüfus dairesi de bulunmadığı için ismini değiştirememiş. Küsmüş hayata. Çekilmiş mağarasına, kendini sanata vermiş. Bir elinde palet, diğe...