Gecenin bir yarısı ve iyice azıtmış azı dişimle beraber azıcık uykuyu haram eden azgın geceye bir küfür daha savurduk... Belki de tam tersi, bilemiyorum. Şu an yaptığım tek şey saçmalama hürriyetimi kullanarak bu rezilliği unutmaya çalışmak. Derken; esniyorum ve çenemin gerilmesiyle beraber, azı dişim tekrar isyan bayrağını düştüğü yerden kaldırıyor. Bu taarruzu ancak, Kanije kahramanı ve dahi adaşım Tiryaki Hasan Paşa savuşturabilir. Erzak tükenmiş, asker harap ve halkın gardı düşmüş. Aç olan bir halkın demokrasi çığlıkları atması beklenebilir mi? Özgürlük ise bambaşka bir şey; demokrasi ve özgürlüklük mefhumlarının yan yana, kol-kola gösterilmesi karıştırıyor zihinleri zaten. Yani halklar da diş gibidir. Biri çürümeye görsün... Gecenin sloganı geliyor bu arada, "YAŞASIN TOK HALKLARIN KARDEŞLİĞİ" Bu herc ü merc arasında gırtlağımı yırtarcasına haykırıyoum, Medet Tiryaki Hasan Paşa medet! Çubuğunu söndür, fincanı tabağına kapakla kop gel. İyice zıvanadan çıktım. Mı? Saçmalama...