- Şişşşş, kalksana lan.
- Ya Mümtaz abi bi git başımdan.
- Ya oğlum kalksana, ne yatıp duruyon?
- Hiii, Mümtaz abi!
- Allah cezanı versin. Ne bağırıyon lan, ödüm bokuma karıştı.
- Mümtaz abi sen ölmedin mi yaaa?
- Hee, öldüm.
- Ölü müsün şimdi sen.
- He la oğlum, he. Hatırlamıyon mu üç ay önce gömdünüz ya.
- Hatırlıyom da, ölüysen nasıl geldin buraya?
- Münker'den izin aldım iki günlüğüne, atladım geldim.
- Oluyo muymuş öyle?
- Taze ölüyüm ya, alışamadım daha, hava değişimi falan izin kopardık işte.
- Eee ne var ne yok o tarafta?
- Fincancı katırlarını ürkütmezsen bi şey yok.
- Nasıl yani?
- Lan oolum bırak şimdi sorgu-suali. Münker'den izin aldım diyom, sen hala soru sormaya çalışıyon yaa.
- Tamam abi tamam, kızma hemen. Şeyy, sen kızınca çarpmıyon de mi?
- Valla zevzekliği bırakmazsan çarpacam elimin tersiyle birazdan.
- Ne bileyim abi, yoldan geldin ya... Ondan şey ettim.
- Bırak salak salak soru sormayı. Yoldan gelen adama aç mısın, susuz musun diye sorulur ilk önce.
- Kusura bama abi, ben hemen ekmek arası bi şeyler hazırlayım sana.
- Bırak ekmek arasını şimdi, git bana helva getir biraz.
- Helva mı, ne helvası?
- Ne demek ne helvası? Her gün yiyomuşsunuz.
- Yok abi ya nerden çıkarıyorsun böyle şeyleri.
- Valla öyle bi söylenti dolaşıyo Karacaahmet'te.
- Yok abi ya, siz öyle zannediyosunuz.
- Ben anlamam aga, helva yemek için o kadar yoldan geldim.
- İyi de abi, gecenin yarısı nerden bulayım ben helvayı?
- Yok mu benim helvamdan?
- Ohooo, senin helvan mı kalır abi bu zamana?
- Dooru diyon. Naciye teyzeme söyle iki dakkada kavuruversin.
- Ya abi, yatmıştır şimdi annem.
- Heee, uyandırmayalım kadıncağızı di mi?
- Yani...
- Bak hele, ne diyecem?
- Dinliyorum abi.
- Yagiiiy var mı?
- Ciddi olamazsın abi!
- Eeee bizim de tek eğlencemiz bu oğlum, n'apalım?
- Pekala abi, madem ölüsün, bi de o kadar yoldan geldin. Kırmayağız artık seni. Di mi? Buyur bakalım.

sesli güldüm
YanıtlaSil